AKBÜK’TE CEZA KRİZİ! KÖYLÜ CUMHURBAŞKANINA SESLENDİ
AKBÜK’TE CEZA KRİZİ! KÖYLÜ CUMHURBAŞKANINA SESLENDİ
İçeriği Görüntüle

Kastamonu Serhat Ağacıkoğlu (İHA)

İDDİALARIN ODAĞINDAKİ NURAY KEMEŞİ SUSKUNLUĞUNU BOZDU

“Ben de denetlendim, bana da ceza yazılabilirdi”

Akbük Köyü’nde son günlerde yaşanan kaçak yapı, köpek toplama ve köylü protestolarıyla ilgili tartışmalar sürerken, iddiaların odağındaki hayvansever Nuray Kemeşi sessizliğini bozdu.

Gazeteci Serhat Ağacıkoğlu’na konuşan Kemeşi, hem köylülerin kendisine yönelik suçlamalarına cevap verdi hem de yaşanan süreçle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Öte yandan Nuray Kemeşi’nin röportaj sırasında görüntüsünün alınmasını istemediği öğrenildi. Bu nedenle röportaj, Kemeşi’nin evinin önünde görüntüsü kullanılmadan gerçekleştirildi.

Gazeteci Serhat Ağacıkoğlu’nun “Burada yaşadığınız mağduriyeti anlatabilir misiniz?” sorusuna cevap veren Kemeşi şu ifadeleri kullandı:

“Burada yaşanan bir mağduriyet yok aslında. Köpekleri hedef gösteriyorlar ama köpeklerimiz 18 Eylül 2025 tarihinde Kastamonu İl Özel İdaresi tarafından toplandı. Geriye kalan 3-5 yavru köpek vardı, onları da ben aldım, bahçemde bakmaya çalışıyorum. Yine gelip alırlarsa devlettir, yapar. Nasıl bu arkadaşlara cezai işlem yapılıyorsa bana da aynı şekilde gelip işlem yapabilir.

Bu arada ilk benim evime baktılar. Kastamonu İl Özel İdare ekipleri benim ikinci sokakta bulunan evime geldiler. Her taraf fotoğraflandı, bakıldı. Bana da ceza yazılabilirdi, yazılmadı. Biz her şeyi kuralına uygun yapmışız. Tapularımız var. İnek bağladığımız ahırın bile tapusu var.

Biz de bu işlemlerden geçtik. Şöyle söyleyeyim, köpekler toplanırken hiçbir köpek bir memura saldırmadı, bir memura tepki vermedi. Ben dahil, mesela İl Özel İdare ekipleri geldiğinde oradaydım. Bir memura zarar vermeyi aklımdan bile geçirmedim. Çünkü devlet işini yapıyor, o da emir altında. Ama ne oldu? İki gün önce gelen memura saldırdılar burada.

Köylünün yaptığı kaçak yapı konusunda mağduriyetini bildirmesine bir şey diyemiyorum, haklılar. Ama bildirme şekilleri çok absürt geldi bana. Memura saldırmak ne demektir? İnsanları cami hoparlöründen sağlık ocağının önünde toplamaya çağırdılar. İmamın işi ezan okumaktır, sela vermektir. İnsanları galeyana getirdiler. Bunun sonucunda bana da saldırmaya kalktılar.”

Köylülerin kaçak yapı cezalarıyla ilgili açıklamalarına da değinen Kemeşi, şu ifadeleri kullandı:

“Bu insanlar hep şunu söylüyor; ‘Ahırlarımıza ceza yazıyorlar, odunluğumuza ceza yazıyorlar.’ Ama bilinmeyen bir şey var. Devlet bize tek katlı ev yaptı, sattı. Doğrudur, aldık evlerimizi. Ama siz neden ikinci katı izinsiz çıktınız?

Bu ülke Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Ankara’daki, İstanbul’daki vatandaş nasıl kurallara uyuyorsa biz de Akbük Köyü’nde uyacağız. Bu evlerin tapulu olması gerekiyor. Bir vatandaş çıkıp ‘Beni 6-7 kere asılsız ihbar etti’ diyor. Eğer asılsız ihbar olsaydı devlet gelip ikinci kata kaçak yapıdan işlem yapmazdı.”

Kemeşi, bazı evlerde elektrik kullanımının da yasal olmadığını iddia ederek şunları söyledi:

“Birinci katın tapusu ve aboneliği var. Ama üst kata aynı elektrikten kablo çekilmiş. Yani ikinci katta da elektrik kullanılıyor. Bu aslında yasal bir durum değil. Ben bunu şikayet ettim ve ismimi de gizlemedim. Altına Nuray Kemeşi diye yazdım. Bu benim yasal hakkım.”

Köpeklerin saldırgan olduğu yönündeki iddiaları da reddeden Kemeşi şöyle konuştu:

“Bir tane hastane raporu yok. Akbük Köyü’nde bir tane köpeğin insanı ısırdığına dair rapor getirin, tüm Türkiye’den özür dileyeceğim. Hiçbir köpek insan hayatından önemli değil. Ama burada masum, kısırlaştırılmış hayvanlar var. Köyde de köpek olur, şehirde de olur. Bunun hayvanseverlikle alakası yok, ben bunu savunuyorum.”

Köyde hayvan beslediği için zaman zaman tepki gördüğünü söyleyen Kemeşi, çevreyi temiz tuttuğunu da belirtti:

“Ben yemek artığı atmıyorum. Mama bırakıyorum. İnsanlar tepki gösteriyor, saygı da duyuyorum. Ama ben her sabah burayı temizliyorum. Elimde tırmıkla, çöp poşetiyle dolaşıyorum. Çöp poşeti bulamazsam elimle topluyorum. Hayvan dışkısı ya da çevreyi kirleten biri değilim.”

Kemeşi, kendisine yönelik kalabalık grupların tepki gösterdiğini de öne sürerek şunları söyledi:

“Bir kadının üstüne 10-15 kişi çullanıyor. Erkek olsa bile tek başına bir insanın üstüne bu kadar gidilmez. Benim haklılığımı devlet kurumları da biliyor. Çünkü burada memura mukavemet suçu işlendi.”

Röportaj sırasında CHP Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ile CHP İl Başkanı’nın köyü ziyaret ederek çözüm için görüşmeler yaptığının hatırlatılması üzerine Kemeşi şu değerlendirmeyi yaptı:

“Hoş gelmişler. Ama tek taraflı mutluluk olmaz. Köylü mutlu olacaksa ben de olmalıyım. Benim de bazı taleplerim vardı. Bence burada bir imar affı beklentisi var ama çıkacağını düşünmüyorum. Eğer çıkarsa tüm Türkiye yararlanmalı.”

İnebolu’daki kıyı yıkımlarını örnek gösteren Kemeşi şu ifadeleri kullandı:

“İnebolu’da sahil şeridinde yıkımlar oldu. Orada ciddi sıkıntılar yaşandı. Şimdi oraları yıkarken gelip Akbük Köyü’ne izin çıkarmaları biraz siyasi geliyor bana. Ama yine de bir imar affı çıkarsa herkes yararlansın isterim.”

Hayvan barınaklarıyla ilgili de konuşan Kemeşi, sokak hayvanlarının kötü şartlarda yaşadığını savundu:

“Hayvanlar kendi dışkılarıyla besleniyor. Bir deri bir kemik kalmışlar. Biz merhameti temsil eden bir toplumuz. Eğer insanlar bundan mutlu oluyorsa diyecek bir şeyim yok. Hayvanların yeri asla barınak olmamalı. Ben bunu savunuyorum.”

Nuray Kemeşi açıklamasının sonunda köylülere de “geçmiş olsun” dileğinde bulundu.